Sunday, December 12, 2004

ikilemler yasarken...

yeni olaylar daha.aslında,hersey şaşırtıcı.hergün o kadar çok şey görüp yaşıyoruz ki,artık hayatın olağanüstülüğü olağanlığa dönüşüyor bizim için.böyle olmak zorunda değil elbette."astronotlar üzerinde yaşam olan başka bir gezegen keşfetse,herkes müthiş şaşırır,ama kendi gezegenlerinin varlığı hiç de şaşırtmıyor onları."ama artık bende çocukluktan çıkıyorum,yavaş yavaş,hayatın sıkıcılığına alışıyorum ve bu hiç de hoşuma gitmiyor.en yakın arkadaşıma hayatı istediğim gibi yaşayamadığım için dert yanmayı sevmiyorum,ama elimde değil.en sonunda susuyorum ve bu sefer sonucu daha kötü oluyor,patlayacakmış gibi oluyorum.artık kimseye güvenemiyorum.çünkü hepsi bu düşüncemi haklı çıkarmak için ellerinden geleni yapıyormuş gibiler.dün güzeldi,sadece bir yönüyle.istediğimiz gibi giyinip gidebildik sonunda bir yerlere,kimseyi de takmadık.milletin uzaylı(ya da fahişe?) görmüş bakışlarını üzerimde hissetmek hoşuma gitmese de,onları şaşırtmak hoşuma gidiyor açıkçası.bilemiyorum.ama bundan sonra hiçkimseyi takmadan istediğimi yapacağım kesin.insanların bana "nasıl yani?hala bir erkek arkadaşın yok mu?" demeleri,bir vudu bebeği yapıp onların resimlerini üzerine yapıstırıp iğneleri her yerlerine saplama isteği uyandırıyor.a-ha.bu güzel bir fikir.ama büyüye inanmıyorum.neyse.uzun zamandır sinemaya gidemedim.en son neye gitmiştim acaba?um...gora.ah evet.uyudum zaten filmde.bu kadar kötü olabilirmiş ancak.olamaz,olmamalı.bu filmin acısını unutturacak baska bir filme ihtiyacım var.dolu var zaten,en kısa zamanda bakmak gerek.ilk yazımda yazdığım "belki de durup bir mola vermenin zamanı gelmiştir" cümlesi bana bende öle bir kitap aldığımı hatırlattı.doğru ya,nasıl unuturum?tom robbins.bu adama diyecek lafım yok.yetersiz kalacak.kendimi derslere vermem gerek.ama içimde buna dair en ufak bir istek yok.ama bir an önce bitirip bu sorumluluklardan kurtulmak,rahat olmak istiyorum.anne-babalarımızın üzerimizde oluşturduğu baskıya bakar mısın?çok kötü,çok.onların oyuncağı haline geldim.olly ayaklarımı yalayıp duruyor.bir türlü durduramıyorum.beni sevmesini engelleyemem ki?ne yapacaktım?ha evet,ders.ders,ders,müzik,ders,müzik,ders....karar vermem lazım.ikisini aynı anda yapmaya karar verdim.

1 Comments:

Blogger rizzo said...

ah sefkilim, keske kacıp kurtulsak buralardan kücük prens in gezegenine gitsek, hiç büyümesek..herşey o kadar acımasız, herkes o kadar güvenilmez ve yalancı ki cocuklugumuzun masumiyetini öldürüyorlar.bak 17 yasına giriyoruz ve ben cocuk ruhu kaybetmeden sonuna dek yasamak istiyorum.artık kimseyi umursamak istemiyorum.sadece elini tutmak ve ucmak istiyorum.bu gördüklerim cok fazla.

December 12, 2004 at 11:28 AM  

Post a Comment

<< Home